Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hüzün duvarı

İçimdeki o karmaşayı bir türlü yenemiyorum. O ağırlığın üstesinden gelebilmek için kendime yeni fizik kuralları icat etmem gerekiyor. Sabahın erken saatlerine kadar uyanık kalmanın getirdiği o kafa karışıklığına rağmen ayakta kalmayı bir şekilde başarmaya çalışıyorum. Telefonumdan herhangi bir video açarak gözlerimi kapatmaya çalıştım. Gözlerini kapatınca uyuyan insanlara hep gıpta ile bakmışımdır. Kendime vereceğim tavsiyelerin hiçbirini yerine getirmeyeceğimi biliyorum. Nasıl bir düzene girebilirim? Belki kafamın içinde yaşamaya çalışan ölümcül fikirlerimi bir kenara bırakırsam hayatı daha anlamlı kılabilirim. Yerin altına ev yapan bir adamın videosunda gözlerim takılı kaldı. Hiç farkında olmadan dışarıdaki seslerin eşliğinde uyumuşum. Odanın kapısının sesinin birkaç defa açılmasının vermiş olduğu rahatsızlıkla gözlerimi açtım. Pencerenin kenarında biriktirdiğim sigara izmaritleri yeni günün başladığına dair bana motivasyon konuşması yapmaya başladılar. Eski ustamın yanına gitmek...

neyseler

Hangisi doğru? Aklımdaki tanrı mi? Miras yoluyla önüme konan tanrı mı? Yalnız başına tanrı mı? İnsan katında bu sorunun birçok cevabı vardır yalnız tanrının doğruları ve yanlışları olmadığını bilmemiz gerekiyor. Tanrı,hiçbir şeydir. Duyguları tanrıyla ilişkilendirmek tanrının bir yerlerde pozitif ayrımcılık yapacağını gösterir. Düşünceleri tanrıya yordamak tanrının bir yerde kendi doğrusunu savunup diğer otomatik düşünceler için azap vereceğini gösterir. Bu mu imtihan? Tanrıyı anlamak için ona özellikler yüklememiz zamanla yanlış anlaşılmalara gebe olacaktır. Tanrı, irrasyoneldir. Bir tanrı varsa sadece bu çerçevede varlık kavramında kendine yer bulur. Bugün insanlık oldukça gelişti. Gelişmeye de devam edecektir. Zira ne kadar gelişirse gelişsin insanın evrendeki sonsuz boşluğa sahip çıkma, bulma, keşfetme gibi çabaları hep boşuna çıkacaktır. İnsanlarla birlikte gelişen tanrılar tanrı olmaktan ziyade hayata katlanmak için beraberinde getirdiğimiz yol arkadaşlarımızdandır. Tanrı, kızmaz...

yaşamın kıyısında

Son birkaç yıldır üstesinden gelemediğim bir hastalığa kapıldım. Bu hastalığın çözümü üzerine bilim hiçbir zaman kafa yormayacak. Ne doktorlar ne psikologlar ne de din adamları. Bu hastalık ne mi? Sanatın savaşçılarından biri olma arzusu. Günlerim sanat telaşı içerisinde geçiyor. Sigaraların ardı arkası kesilmeyen dumanları ve elimden geldikçe yazma aptallığı.     Bir çay evindeydi. Yanından gelip geçen insanlar vardı. Önemli olan insanın yanından gelip geçen insanlar olması değildi. Belki önemli olan bir şey yoktur. İnsanın kendini tanıyan insanların arasında bir hayat sürmesi, kurulabilir bir yaşam için önemlidir. Belki de önemli olan sadece budur. İnsanın her şeyden önce anlamaya, anlaşılmaya ihtiyacı vardır. Etrafa boş boş bakıyordu. Etrafta sohbet eden insanlar, boşalıp dolan çay bardakları vardı. Kendi köşesinde bir şeylerin anlaşılması telaşı içerisindeydi. Yanına, yaşlı bir adam yaklaştı.     "Merhaba, evlat. Çakmağın var mı acaba?"     Başını y...