hiçliğe varmak

Merhaba x. Saat ikiye yaklaşıyor. Tarihin önemsiz olduğu günlerden birindeyim. Uzun süredir anonim olan sana anlatmaya çalıştığım varoluş sürecimin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Ayın o beyazlığı gözlerimin önünde. Balkonumdayım. Dünya mesaisini bitirmiş insanlar artık gizli, ahlaksız sandığı ihtiraslarının dışında tamamen sükunete ermiş vaziyette. Şüphesiz bir suçlu bulmak zorunda değilim. Ölümün suçu yok. İlk defa kendi irademin olduğuna tanıklık etmeme çok az bir süre kaldı. Bir önceki yazımda hayata tutunmaya çalışıyor olduğum yanılgısına kapıldım fakat avucumun içinde kayıp giden hayatı inşa ettiğimin farkına vardım. Her şeyin bana uygun olmadığı bir gezegenin içinde yaşamaktan fazlasıyla yoruldum. Artık çözüm yolu aramak yerine bütün yolları kapatmayı tercih ediyorum. Kendi dışımda kalanları kabul ederken kendimi reddetmekten başka bir çarenin olmadığına tanıklık ettim. Dünya sizlerin olsun. Ben artık ölümden kaçmaktan feragat ediyorum. Sandalye, ip ve tavan. Nasıl bir üçleme olur? Denemekten bilmemiz şimdilik mümkün gözükmüyor. Niye oldu sorusunun bir cevabı yok. Hiçbir sorunun net bir cevabı olmadığını yalnızca insanların soruların cevaplarına inandığı takdirde bir anlam kazandığını söylüyorum. Son sözüm yok. Bana bu ağzı sizler verdiniz. Konuşmamı söylediniz. Sizlerin etkisi altında kaldığım süre zarfında istediğiniz sözleri duymanızı istemedim. Kendi doğrularım için yaşadım, kendi doğruların için öleceğim. Şüphesiz insanlık bir şey kaybetmeyecek. O kadar önemli bir varlık olma salaklığına bir kez olsun kapılmadım. Hükümetin nüfus istatistiklerinden bir sayı düşecek. Sadece bir. Daha fazlası değil. Tanrılarınız beni cehenneminde yakacak. Neden? Oyunu onun istediği gibi oynamadım diye mi? Maalesef bu bir tanrı değil olsa olsa yüce bir insan prototipi. Hiçbir tanrıyla alıp veremediğim bir şey olmadı. Neden olsun? Sizlerle alıp veremediğimiz bazı yaşamsal sorunlarımız oldu. Şimdi bu sorunların tamamını sizlere bırakıyorum. Reddi miras yapıyorum. Ölümün nasıl bir şey olduğunu henüz bilmiyorum fakat bir defalık tadına bakacağım. Sigaramı yaktım. Elimde geziniyor. Etrafa öfkeli dumanlar savuran bir ilgi bağımlısı kendisi. Umut aşılamak bana göre değil çünkü ben bir psikolog değilim. Ben kendi umutsuzluğumu anlattım sadece. İlham kaynağı bir serüvene ev sahipliği yapmadığımı bilmenizi isterim. Bu satırların bir polis tarafından yok edileceğini düşünüyorum. Böylesi metinlere ilginin her geçen gün azaldığını da göz önünde bulundurursak bu kadar uzun süre kendi kendime konuşmayı bir ahmaklık olarak görmem gerekecek. Kendime bir müzik listesi ayarladım. Öldükten sonra cesedimi bulana kadar dinlenecek şarkılar... Umarım birkaç gün beni kimse bulmaya çalışmaz. Karıncalar kokumdan rahatsız olacaklar. Olsunlar. Şimdiye kadar onlara bakıcılık yaptım. Ufak bir mükâfatı hak ettiğimi düşünüyorum. Tek bir tavsiyem olabilir. Dünya'nın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmayın. İnsanlar olduğu müddetçe bu ciğeri beş para etmez gezegenin sorunları bitmek bilmeyecek. Doğrucu Davud olmayı bir kenara bırakın. Her doğrunun alıcısı yoktur. Zaman zaman bazı doğruların bazı yanlışlara yol gösterdiği olmuştur. Mükemmel yaratık olmak yerine sadece yaratık olmaya gayret edin çünkü henüz mükemmel olacak kadar kusursuz yaratıklar değilsiniz. Her zaman köle olmayın. Bazı zamanlar köle olmaktan kaçınmayın çünkü özgürlüğün tadını yalnızca tutsaklar mükemmel denilebilir seviyede çıkarabilir. Robotlar, makineler gibi çok fazla işlevsel olmak yerine duygularınızın ne kadar önemli olduğunu bilin. Tek tavsiye demiştim. Birkaç tavsiye oldu. Saymadım. Savaşmayın demeyeceğim çünkü hayat tamamen savaşmak, mücadele etmek üzerine kurulmuştur. Ne için savaştığınızı bilmeniz bu savaş karşıtı düşüncelerinizi önleyecektir. Sanata, edebiyata, felsefeye önem vermeyin. Tanrıya inanın çünkü bazı işleri sizin yerinize o yapmaktan hiç çekinmeyecektir. Neyse, inanç sisteminizi sizlere bırakıyorum. Bir idam mahkumunun son sözleri bu kadar uzun olmamalı. Haklısınız. Bir daha görüşmemek dileğiyle Bay ve Bayan x. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ağır roman

ağır roman